21 Mart 2011 Pazartesi

Bazen kendini anlatmaktan yorulur insan.. Kimseye birşey anlatmak istemez... Bilir ki kimse kimseyi tam olarak anlayamaz. Bazı insanlar bir yere ait olamazlar.. Anladım ki ben de buraya ait değilim , buraya da sığamadım ve bana yine yollar gözüktü.. Kırdığım - Üzdüğüm herkesten özür dilerim.. Hoşçakalın ...

6 Mart 2011 Pazar



 
Son bulan tüm dostluklar,aşklar,umutlar adına..
Bugün son kez,gelmeyenlerim için ağlayacağım.
Beklediklerimin benimle olduğunu farkettiğim için,defalarca kez gülümseyeceğim.
Bugün güzel bir gün.
Çünkü yalnız da ayağa kalkabilirim;


ÇÜNKÜ ARTIK;

Ben güçlüyüm
Artık güçlüyüm
Neden biliyor musun?
Çünkü ben senin gibi olmamam gerektiğini anladım
Kendime bir yol çizmeye çalışıyorum,doğrularım olsun diye uğraşıyorum..
Oysa biliyorum ki,sen bir başkasıyla yerimi doldurmaya çalışırsın yokluğumda;
Fakat bil ki,ben tek başıma kalırım,düşerim,yaralanırım,nefret ederim,hissizleşirim...
ve ben tek bedende milyonlarca kişi olmanın ne demek olduğunu iyi bilirim.
Endişelenme,senin gibi olmadığım için
Sahte gözyaşlarına ihtiyacım yok.
Elimi bıraktın,yolundan döndün,
Şimdi geri dönmek istediğini söylerken
Sesin kulağımda yankılanıyor
Bir çığ gibi büyüyor içimde yalnızlık
Oysa ben bunu sana anlatmaya yeltenmeyecek kadar güçlüyüm
Güçlü olmak ağlamamak değilmiş
Hislerini kalbine gömmek değilmiş
Hayallerini ertelemek değilmiş.
Güç olan yalnızlıkları üstlenebilmekmiş nice kimsesizliklere değin..
Güç olan,her şeye rağmen gerçekten mutlu olabilmekmiş.
Peki sen en son ne zaman gerçekten mutlu oldun?
Neyse,bunları boşver..
Seninleyken, her zamanki gibi olalım..
Sen böyle san,ben öyle olayım.
Merak etme sen,ben iyiyim
Mutluyum,
Çünkü mutluluğun kahkahalardan ibaret olmadığını anladım
Vakit buldukça ağlıyorum,
Hislerimden kaçmıyorum,
Hayallerimi her an yaşıyorum.
Bundan böyle kendi derdine yan;
Beni büyüttün sen,çocuk
Ben güçlüyüm
Artık güçlüyüm.
Gelme,istemiyorum...
Çünkü artık;
her şeye rağmen!
Yalnız da ayağa kalkabilirim...!

2 Mart 2011 Çarşamba



Bu ülkenin her yerinde özgürlükten bahsediliyor. Nedense bizler bu özgürlük hakkından yararlanamıyoruz. Youtube , Fizy derken birde blog siteleri eklendi bu yasaklar arasına. Keyfi olarak yasaklanan ve tekrarında bir süre geçtikten sonra yine keyfe bağlı olarak kalkan bu yasaklara artık bir son verin.
Haksız kazanç (Maç-Pornografi-bahis) sağlayan bloglar elbette vardır. Fakat bütün bir blogu bu göz ve bu bakış açısıyla engellemek bir yasa değil , daha çok özgürlüklere kasıtlı bir tecavüzdür. Biz blog yazarları olarak veya birer insan olarak iletişim özgürlüğü hakkımızı istiyoruz !!!

ÇEKİN O PİS ELLERİNİZİ BLOGLARIMIZDAN !

1 Mart 2011 Salı

Yeni Ay - Yeni Mevsim / Yeni bir hayat ?

Bu sabah yeni bir Ay'a merhaba diyerek uyandık. Mart. Kış gelmeden gitti buradan. Artık kapıda İlkbahar var. İçeri alır mıyım bilmiyorum. Yada almalı mıyım ? Artık ısınacak havalar. Bal mumları ağaçlarda eriyecek. Kuşlar tekrar gelecek. İnsanlar üstündeki o kalın ve zenginlik göstergesi mont veya kürklerini çıkaracaklar. Açılıp saçılmalar filan..

Senin gibi olacağım. Neşemizin çamurunda yuvarlanmak dururken içine bende sigara izmaritleri atacağım. O güzel havuza tükürmek istemezdim bunca yıl sonra. Fakat artık bir şeyleri kabul etmeliyiz. Mutlu değiliz. Ne sen , nede ben. Eskisi gibi değil mesela hiç birşey. Verdiğin sözler , verdiğin diyorum çünkü ben hiç dönmedim söylediklerimden. Sana karşı dönmedim daha doğru olur hatta.

Sadece iyi geceler derken konuşuyoruz. Başka bi muhabbet yok aramızda. Alışıyoruz artık susmaya. Herkes kendi dünyasında. Napıyorsun demeden iyi geceler tatlı rüyalar diyoruz. Bizler , yani sen ve ben... Olmuyor sanırım. Sanırım benimde biraz kafa dinlemeye ihtiyacım var. En önemlisi sevmeye ihtiyacım var. Sevilecek çok az şey var. Ve bu sen olamazsın..

28 Şubat 2011 Pazartesi

Sigarama karışmayın.
Genç yaşta ölmekten bahsediliyor. Düşünerek ve acı çekerek ölmekten iyidir. Di mi ?

27 Şubat 2011 Pazar

Mss

Kış geldi…
Yine kaplayacak,
Yeryüzünü kar,
Gökyüzünü rüzgar,
Gönülleri ayaz…

Kaçıyorum rüzgarlardan,
Değmesin istiyorum tenime,
Ağlatmasın beni,

Ama…
Nerde olursam olayım,
Buluyor beni,
Kulağıma fısıldıyor,
Hüznü, özlemi, nefreti…
Eğer bir gün gelmezsem tekrar,
Gönlümün tercümanı, “Kağıt” ve “Kalemim”
BİLKİ PEŞİMDE RÜZGAR…
YALNIZLIĞIM SİZE EMANET

15 Ocak 2011 Cumartesi

25 Şubat 2011 Cuma


Normalde fon müziği kullanılır yazı okunurken. Ama böylesine içten bir parçayı paylaşmadan edemedim.

Yeni bir yazı ile herkesi selamlıyorum.

Merak etmeyi bıraksaydınız mesela , her şeyi anlatırdım sizlere. Birşeyleri sorgulamayı bırakıp artık sadece yazılarımı okuyun. Sevdiğim var. Birlikteyiz. Neden yazıyorsun diye sorgulamanın bir alemi yok. Onsuz zamanlarda geçirdiğim psikoloji ruhu denilebilir .

Sevdiğinin "Seni özledim" demesi çok güzeldir. Fakat özlem bazen koyar insana. Ellerin kolların bağlanır. Arada binlerce kilometre vardır. Msn'de görmek yetmez çok zaman. Dokunmak istersin , uzanamazsın. Ben hayata meydan okumayı seçenlerdenim.

Bazen olur ya , patronun sözlerine dayanamaz istifa edersin , hocanın sözlerini kaldıramaz sınıfı terk edersin . Annene yada babana kızıp yatağa geçersin. Öyle birşey işte. Gidenlerin olur hayatında. Yada hayatına girenlerin. Ben girenleri sevmediğimden hep gidenlere laf vurdum. Ve hala devam ediyorum.

Gitmek isteyen gider. Zorla tutmam onu. Hem o kadar düşmedim daha. Yani sonuç olarak erkeğim. Erkekler kimsenin görmediği yerde ağlamayı sever. Sizlerde terkedilmişsinizdir. Ben gururumdan ödün vermeden , başım dik terkedildim. O giderken hiç birşey demedim. Belki gitme deseydim bir yararı olurdu. Gözlerimin önünden giderken elbette demek istedim. "Dur" . Ama diyemedim. Dediğim tek şey ;

"Kendine iyi bak" oldu ...

Yinede , gitmesen olmaz mı ?

Hı ?