Sigarama karışmayın.
Genç yaşta ölmekten bahsediliyor. Düşünerek ve acı çekerek ölmekten iyidir. Di mi ?
28 Şubat 2011 Pazartesi
27 Şubat 2011 Pazar
Mss
Kış geldi…
Yine kaplayacak,
Yeryüzünü kar,
Gökyüzünü rüzgar,
Gönülleri ayaz…
Kaçıyorum rüzgarlardan,
Değmesin istiyorum tenime,
Ağlatmasın beni,
Ama…
Nerde olursam olayım,
Buluyor beni,
Kulağıma fısıldıyor,
Hüznü, özlemi, nefreti…
Eğer bir gün gelmezsem tekrar,
Gönlümün tercümanı, “Kağıt” ve “Kalemim”
BİLKİ PEŞİMDE RÜZGAR…
YALNIZLIĞIM SİZE EMANET
15 Ocak 2011 Cumartesi
Yine kaplayacak,
Yeryüzünü kar,
Gökyüzünü rüzgar,
Gönülleri ayaz…
Kaçıyorum rüzgarlardan,
Değmesin istiyorum tenime,
Ağlatmasın beni,
Ama…
Nerde olursam olayım,
Buluyor beni,
Kulağıma fısıldıyor,
Hüznü, özlemi, nefreti…
Eğer bir gün gelmezsem tekrar,
Gönlümün tercümanı, “Kağıt” ve “Kalemim”
BİLKİ PEŞİMDE RÜZGAR…
YALNIZLIĞIM SİZE EMANET
15 Ocak 2011 Cumartesi
25 Şubat 2011 Cuma
Normalde fon müziği kullanılır yazı okunurken. Ama böylesine içten bir parçayı paylaşmadan edemedim.
Yeni bir yazı ile herkesi selamlıyorum.
Merak etmeyi bıraksaydınız mesela , her şeyi anlatırdım sizlere. Birşeyleri sorgulamayı bırakıp artık sadece yazılarımı okuyun. Sevdiğim var. Birlikteyiz. Neden yazıyorsun diye sorgulamanın bir alemi yok. Onsuz zamanlarda geçirdiğim psikoloji ruhu denilebilir .
Sevdiğinin "Seni özledim" demesi çok güzeldir. Fakat özlem bazen koyar insana. Ellerin kolların bağlanır. Arada binlerce kilometre vardır. Msn'de görmek yetmez çok zaman. Dokunmak istersin , uzanamazsın. Ben hayata meydan okumayı seçenlerdenim.
Bazen olur ya , patronun sözlerine dayanamaz istifa edersin , hocanın sözlerini kaldıramaz sınıfı terk edersin . Annene yada babana kızıp yatağa geçersin. Öyle birşey işte. Gidenlerin olur hayatında. Yada hayatına girenlerin. Ben girenleri sevmediğimden hep gidenlere laf vurdum. Ve hala devam ediyorum.
Gitmek isteyen gider. Zorla tutmam onu. Hem o kadar düşmedim daha. Yani sonuç olarak erkeğim. Erkekler kimsenin görmediği yerde ağlamayı sever. Sizlerde terkedilmişsinizdir. Ben gururumdan ödün vermeden , başım dik terkedildim. O giderken hiç birşey demedim. Belki gitme deseydim bir yararı olurdu. Gözlerimin önünden giderken elbette demek istedim. "Dur" . Ama diyemedim. Dediğim tek şey ;
"Kendine iyi bak" oldu ...
Yinede , gitmesen olmaz mı ?
Hı ?
24 Şubat 2011 Perşembe
23 Şubat 2011 Çarşamba
Gitmek.
Çekip gitmek. Kaçmak her şeyden. Nefesinden , kokundan , özleminden... Yapabilir miyim sence ? Delip geçiyor kurduğun her cümle. Kurşun misali bu aşk. Saman alevi yada. Her şey öyle bir gelişiyor ki gözlerim kamaşıyor. Doluyor. Ağlayamıyorum.
Gecelerime sensizlik ağır basıyor.Herkesten gidiyor da şu yalnızlık , benden gitmiyor. Hep düşünüyorum. Nasıl bir dalga var sende ? Bu nasıl bir tsunami binlerce kilometre uzağındaki kara parçasını yok ediyor ? Kayboldum bu aşkın girdabında sevgilim. Benliğimi ararken sensizliği , sensizlikte ise kendimi kaybettim. Çok geç oldu bunu anlamam. O yüzdendir gitmem gerek.
Sende git. Gitme dememin bir anlamı yok. Zaten dinlemezsin beni. Maça git. Cafe ortamlarına gir. Kaşar tostu ye. Sonunu hiç düşünme bile.
Saat 23.o8 sevgilim. Tarih YirmiüçşubatikibinSEN. Eee artık gideyim ben.
22 Şubat 2011 Salı
Çok ani olarak girdi insanlar hayatıma. Bir selam bile vermediler. Şimdi bunu ben herkese söylüyorum. "Merhaba."
Merhaba. Bugün size gökkuşağını yada hayatımda şaklabanlık yapanları anlatmayacağım. Üzgünüm. Ve buraya yazdıklarım , hiç tanımadığım bir insanla dertleşiyorum gibi görünsün. Öyle işte. Bilmiyorum.
Sonbahar bi kaç gün geç gelse keşke. Umut işte. Hani şu 23 Mart varya. Güneş ışınları dik filan geliyormuş. Bir gün bize de gelecek mi o ışın ? O ışın altında seni öpebilecek miyim ? Peki gölgelerimiz ? Onlar yok olacak mı ? Sonbahar evet. Ne diyorum inan ben bile anlamıyorum. Aslında ruh hastası yada psikolojik sorunları olan sen değilsin. Benim. O ilaçlara benim ihtiyacım var...
Her insan başlı başına bir dünya derdim eskiden. Yani Güneşi bir tarafı görürken diğer tarafı karanlıktı. Hep yer değişiyordu. Ve artık dünya çok yavaş dönmeye başladı.. Benim her tarafım karanlık.. Anlıyor musun ? Duygularım..Öyle sahipsiz ve öyle başıboş kaldı ki , nereye saldırıp kime sığınacaklarını bilmiyorlar.
İyi bak. Şu anda duyguların aslında senden daha hızlı ve baktığında başını döndürecek kadar hızlı bir şekilde gidiyor. Sen , bir uçurum kenarındasın sevgilim. Benimle birlikte. Ben sana göstereceğim en güzel manzarayı ararken , sen acımadan o uçurumdan itiyorsun beni.
Toparlayamıyorum. Yazdıklarım bile kaçıyor benden. Hep dağılıyorlar.
Psikoloji doktorları hep nefes seansı yaparlar değil mi ? Al - ver gibi. Şimdi arkanda duran pencereni aç. Derin bir nefes al. Ve birlikteyken şekil verdiğimiz o yeşil yaprakları düşün. Tekrar nefes al. Ve hayallerimizi düşün. Ve son bir nefes daha al.. Gittiğimi düşün.
İnsanlar çok ama çok garip.
Unutmuşum. Hep nefes aldın. Vermeyi unutma.
Sakin Olmak..
Ufak bir aradan sonra herkese tekrardan merhabalar. Şu sıralar biraz problemlerim vardı. Biraz verdiğim sözler , biraz da benden kaynaklanan sebepler ile yazmaya ara vermiştim. Biliyorsunuz işte. Sakin olup , düşünmek üzerine kısa bir şeyler söyleyip gideceğim.
Genel olarak insanlar sinirli olduğunda ne yapar ? Sende yapıyorsun...
-Yürümek . Çıkıp sokaklara yürümek. İyi gelir. Gibi..
-Yürüdükçe sakin düşündüğünü sanırsın. Ama unutma , sinirli ve yürür bi haldeyken böyle en ufak bir tartışmada parlar , o an karşındakini öldürmek istersin. Bunu istersin. Yada dövmek. Zarar vermek kısacası.
-Yürümek seni sakinleştirir. Peki ya sonrası ?
-Kısa ve net : ACI ÇEKERSİN.
19 Şubat 2011 Cumartesi
Biraz Ara.
Merhabalar. Bir süre yazamayacağım. Bunu söylemek için geldim. Yazılarımla belki üzülen olmuştur. Ufak bir hikaye ile gönlünü almak iyi olur diye düşündüm.
---
Kayserilinin İneği Hastalanır..İnek öldü ölecek.. Allaha dualar etmeye başlar
adaklar adar;
"Allahım ineğimi iyileştirirsen 10 gün oruç tutacam der,"
Sabah Ahıra girer bakar inek iyileşmiş ayağa kalkmış, 10 gün oruç sözünü tutar
11. gün ahıra girer bakarki inek ölmüş
Kafasını yukarı kaldırır ve
- "Allahım hiç boşuna kayseriliyi kandırdım deme der, ben bu 10 günlük orucu Ramazan Ayından düşerim, İneğide Kurbana sayarım :)"
adaklar adar;
"Allahım ineğimi iyileştirirsen 10 gün oruç tutacam der,"
Sabah Ahıra girer bakar inek iyileşmiş ayağa kalkmış, 10 gün oruç sözünü tutar
11. gün ahıra girer bakarki inek ölmüş
Kafasını yukarı kaldırır ve
- "Allahım hiç boşuna kayseriliyi kandırdım deme der, ben bu 10 günlük orucu Ramazan Ayından düşerim, İneğide Kurbana sayarım :)"
17 Şubat 2011 Perşembe
Sarhoşluk.
Güzel bir gecenin üstüne , belli belirsiz tökezlediğimi hatırlıyorum. Ve o gece yanımda bana destek olabilecek bir tek sen vardın.Sende içmiştin. Sende sarhoştun fakat bana sarılmıyordun.Sarılmayı geç dokunmuyordun bile.. Sarhoşluk... Ne ilginç bir duygu değil mi ? Ben sarhoşken ağlarım mesela. Ağlamaktan önümü göremem. Ağlasam bile o gece yanımda sen vardın. Sarılıp sarılmaman önemli değildi benim için.
Kafam öyle duman olmuş ki , sen ve beni 2 tane görüyorum.Daha doğrusu ÇİFT. Birer aşık - Birer çift gibi. Sen gittikten sonra o gece ben yine sarhoş olmaya çalıştım. Bıraktığın gibi.Birbirinin üzerinde oyun oynarmış gibi , onlarca yuvarlanan şişe. Şimdi o kadar çok içiyorum , ne yaptığımı bilemeyecek kadar içiyorum..Fakat yinede çift göremiyorum bizi.
Özür dilerim sevgilim... GÖREMİYORUM BİZİ.
Rüya ve hayallerde yanyanayız yine. Ellerimi tutuyorsun benim. Ben gözlerinin içinde kaybolarak , SENİ SEVİYORUM...ÇOK SEVİYORUM diyorum.Uyanmak istemiyorum sevgilim. Uyanmak bana çok acı veriyor. Ki gördüğüm o rüyalar veya kurduğum o hayaller bile yetmiyor bana.
Yüreğimin ortasına açılmış şu yaraya , yastığım sanki tuz basıyor...Dayanamıyorum. Masallar bile daha inandırıcı geliyor bana. Masallar bile daha mantıklı geliyor şu ağrıyan , kanayan tarafıma. Herşeyi "BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ" yaşadık. Ondan belkide.
Yoksa...Yoksa nasıl dindirebilirim gerçek olmayışımızı ?
16 Şubat 2011 Çarşamba
"Güzel bir kız görürsün, tanışırsın, arkadaşlarına hava atarsın, hevesin kaçar.
Güzel bir kız görürsün, hayal edersin, birileri yoluyla tanışırsın, çıkarsın, hava atarsın, hevesin kaçar.
Güzel bir kız görürsün, hayal edersin, uğraşırsın, çok kafaya takarsın, senin olur hevesin kaçar.
Sonra bir kız görürsün, kolay ulaşırsın, ağzına sıçar vazgeçemezsin.."
Güzel bir kız görürsün, hayal edersin, birileri yoluyla tanışırsın, çıkarsın, hava atarsın, hevesin kaçar.
Güzel bir kız görürsün, hayal edersin, uğraşırsın, çok kafaya takarsın, senin olur hevesin kaçar.
Sonra bir kız görürsün, kolay ulaşırsın, ağzına sıçar vazgeçemezsin.."
Ne güzel demişler.
15 Şubat 2011 Salı
Herkes GİDER.
Evet. Herkes gider. Kimi uçakla gider , kimi otobüsle , kimi siktir olur gider. Gökyüzü ağlıyor yine. Şimdi yanımda olsan şu yağmurda gezsek. Tir tir titresek güzel olurdu. Tam ağlanacak hava. Ağlasan kimse anlamaz. Gitmek . Söz ile söylemek öyle basit ki. Uygulamak da kolay. Peki sonrası. ? Düşündün mü. Ben düşündüm. Şimdi ise dışa vuruyorum.
Kelebek olmak isterdim. Bir gün yaşamak , sadece bir gün. İş - gelecek sıkıntısı olmadan , o güzel desenlerim ile hayata meydan okumak isterdim. Küçük çocukları peşimden koşturmak... Yorulunca durmak isterdim. Dinlenmek. Kimseye hesap vermeden her şeyden ve herkesten bağımsız yaşamak. Böylesi daha kolay.
Dokunma bana sevgilim. Elleme o güzel kanatlarımı. Ölmeden mezara sokma beni. Sadece bir gün istiyorum senden . Yaşamayı , gülmeyi ve ağlamayı sadece 24 saatte yaşayacağım bir gün. Çok mu ?
Çok..
14 Şubat 2011 Pazartesi
Sevgililer Günü
Yıllar sonra yine bu güne geldik. Sen yine keşkelere sığındın biliyorum.
"Keşke öyle yapmasaydım , keşke öyle demeseydim. Keşke sevdiği yemeği yapsaydım , keşke et koymasaydım , keşke koltuğun yerini değiştirmeseydim ..
Şuanda beni seviyor olurdu..."
O an geldi. Şimdi dibe vurdun değil mi ? Bütün keşkelerin tükendi. Ve sonuncu ile gözgöze geldin.
"Zaten ilk ayrıldığımızda barışmamız çok büyük hataydı"
-Ne saçmalıyorsun ?
"Böyle olacağı belliydi. Bu kadar mesafe , üzüntüler... Yoluna girmeyecek bir şey.Yıprattık kendimizi. Eğer barışmasaydık böyle olmayacaktık"
-Kendini kandırma
"Hem önceden daha çok seviyordum seni. Bugün benim için daha önemli olurdu mesela. Şimdi dışarıda herkes sevgilisi ile geziyor. Hem sana daha fazla alışmamışken , Hazır ayrılmışken , geri dönmeseydik"
-Sen inandın mı bu söylediklerine. ?
"Çok kötüyüm. Bir yerde sıkıştım kaldım. Arkamı dönemiyorum. Önümü göremiyorum. Ben , kayboldum."
-Sen mutluydun. Çok mutlu. Herkesten çok
"Acıyor diyorum . Acıyor ! Kayboldum diyorum. Keşke orada olmasaydım. Keşke bu kadar çok seni sevmeseydim. Keşke seni tanımasaydım. Keşke yürümeye devam etseydim. Keşke durmasaydım. Koşsaydım. Keşke seni hiç tanımsa- "
-N'oldu ? Sustun ?
"Keşke yanımda olsaydın"
12 Şubat 2011 Cumartesi
Söz.
Yanında olamayı istersin en çok. Sevdiğinin yanında. Ona dokunmak , teninin inceliklerinde kaybolmak istersin. Çünkü sana mutluluk veren tek şey "o" dur. Nefesinle kımıldayan o güzel saçları .. Parmaklarınla okşarsın onları. Adeta bir pamuk gibi gelir sana. Alamazsın kendi. Ona hep dokunmak istersin. Hep , hep... Ve eğer gerçekten sevdiysen ağlayasın gelir. Bakma öyle. Mutluluktan.
Damarlarında dolaşan kan adeta bir ırmak gibidir. Sessizdir. Hissedersin onu. Kalbin , hayatında yapmadığı kanı pompalar beynine. Her şey uçup gider. (Acıların , sorunların vs.) O artık evrenindir senin. Bazen yağmurun olur , bazen güneşlenirsin onunla.
Gidersin sonra. Uzaklara , çok uzaklara. Geçmişten bir anı veya yaşanmışlık gelir kapına. Onu göstermek için göz kapakların ile kavga eder. Onları kapatmak ister. O her ne yaparsa yapsın , aynı hatayı tekrar etmeyecektir senin gözünde. Çünkü söz vermiştir sana... Güzel bir son ile bitecek sanıyorsun değil mi ? Yanıldın...
Yapmaması için söz verdiği hataları tekrarlaması onun fazla vaktini almaz. Göreceksin. "Başlıkta söz yazıyor kardeş , bununla ne alakası var ? " dersen eğer ;
Sözü aslında sen kendine vermişsin ; Ondan başkasını sevmemek için. Öldür onu içinde . Öldürrrrrr !

7 Şubat 2011 Pazartesi
Mutluluk adına.
Gözlerimi kapatıyorum çok zaman. Bu lanet düşüncelerden kaçmak için uykuya sığınıyorum. Okuduğum kitapları yeniden okumaya başlıyorum. Sırf biraz daha kendimi iyi ifade edebilmek için. Yada o hayal dünyasındaki kahramanların saçma fantezileri beni etkiler ve var olan acılarımı unuturum diye.
Olmuyor. Her sabah yine seninle uyanıyorum. Rüyadan kalma umutlarım var. Bir dokunuş , bir koku , bir ürperti... Sanki odamda hayalet var gibi kanatlarını açıp uçtuğunu görüyorum. Bazen ise odamda yapayalnız otururken ışığı açtığımda yine gözlerim kamaşıyor. Sen gelmişcesine. Ben yine gözlerimi kapatıyorum. Tam gittin derken yeniden geliyorsun . Ben o rüyadan hiç uyanmak istemiyorum sevgilim. Hep seni görmek istiyorum. Yalan olduğunu , kolpa olduğunu bilsem de , seninle uyuyup seninle uyanmak istiyorum.
Uyanıyorum. Gelmen için öyle çok bekliyorum ki... Akşam çok geç geliyor odama. Sabahlarım mı ? İçine akşam kaçıyor onlarında.
Yine siyahlara bulandım. Böyle değişik bir sis var odamda. Biliyorum arkasında sen varsın. Yarı saydam bir haldesin. Ben burada yine seninle uyuyacağım..Fakat güneş uyandığımda bütün sisleri dağıtmış , Rüzgârlar tüm odaya senin konunu yaymış ve ben senin o sıcacık dokunuşunu özlemiş olacağım.
Her mevsim bahar olsa inan sensiz çekilmez hayat. Sen gelene kadar açmayacağım gözlerimi HAYATA İNAT !
4 Şubat 2011 Cuma

Kapısı gıcırdayan şu odamda onsuz tam 1,5 yılımı geride bıraktım. Kimse aldırmadı bana. "Nasılsın" diyecek kimsem olmadı.Üşüyordum onsuz baba. Çok üşüyordum. Ağlıyordum. Görmüyordun. Sinirleniyordum , alttan alıyordun. Kimse ama hiç kimse anlamadı beni baba. Yoktular...
Diğerleri "mutlu oldukları" aşklarıyla meşguldü o sırada.İnan bana kimseden yardım istemedim baba.Neden deme. Böyle olmasını ben istedim.Onlar gülerken , ben yazıyordum.Neye mi ? Ayrılığa , hüzünlere , yalnızlığa.. Her şeye... Bu odada kendime yeni bir ben yaratmak istiyordum . Şimdi ise kimse bozamaz o yalnızlığımı. Yeni kurduğum bu inşaatta kimse beni rahatsız edemez ve en önemlisi üzemez. Yalnızlığıma kimse karışamaz. Çünkü o dokunulmaz. İstediğin kadar içeri gir baba. Bu yeni ruhu göremezsin. Sadece sen değil , kimse yakalayamaz o ruhumu.
Sorduğun soruyu hatırlıyor musun baba ?
-"Neden karanlıktasın ? Hemde tek başına oturuyorsun."
-Sen varsın ya baba...
Hep hazır cevapsın dediler bana.Ve senin bana kurduğun en güzel cümle "Senden adam olmaz" .Ne istersen de bana baba. Sana saygısızlık yapacak değilim.Bu yüzden bana verdiğin bu kötü imajımı silmek için hiçbirşey yapmak gelmiyordu içimden. Konu sen değilsin baba. Baba-oğul arasında olur bunlar. İnan kızmıyorum sana. Ve seni çok seviyorum.
Konu o. Buraya kadar her şey tamam. "Nereye gidiyorsun" dedim. Cevap vermedi bana. Keşke o da beni "kötü adam" yapsaydı. O da çok "hazır cevapsın" deseydi. O da "adam değilsin" deseydi BABA !Ama o hiç bir cümle kurmadı. Ama biliyorum. Bir şey hissediyordu. Öyle olmasa "Hoşcakal" derken sesi titrer miydi ? O da biliyordu. Suçluydu. Ben suçsuzdum...
Eğer bana bir şey olursa ona şunu de baba ;
" Ahşap çerçeveli şu evden dışarı bakarken hep dalar giderdi. Ve dalıp gittiği o düşlerini kurtarmaya çalışmakla geçti hayatının çoğu. Cama yansıyan nefesinin buğusu kadar kısaydı mutlulukları. Dört duvar ile birlikte yazdığı şu yazıları ne zaman görürsün diye merak ediyordu. Gördün. Ve sen daha yeni geldin. Sana kalan oğlum değil. Rutubetli duvarları ve ölmüş kalbi kızım..."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
