Merhaba. Ben o kara çocuk. Zenci diyebilirsin. Alınmam hiç. Öyle bir huyum yoktur. En zayıf noktam , saçlarım ve burnumdur. Başlıyorum susarsan.
Yeni birşeyler düşündüm. Yeri ve zamanı pek önemli değil. Ve düşüncemin sonu ise belli değil.
Uzun zamandır yani 19-20 senedir istemediğim şehirde uyanıp duruyorum. İnsan herşeyden mutlu olabiliyor ama. Herşeye rağmen hayat devam ediyor. Ve ben aslında hayat filanda istemiyorum . Geçenlerde hastalandım. Doktara gittim.
"-Kırık sayılmaz oğlum. Ufak gibi görünen fakat derin çatlaklar var" dedi.
Sanırım tek başıma iyileştiremedim onları. Sahte sevgilerin sıvası yetmedi. Her yağmurda soyuldu o.Sonra açık beyaza boyadım. Biraz cırtlak olsada hoş durdu sanki. Eski halinden iyiydi enazından. Yine unuttum. Burası çok kötü. Hep rüzgâr var. Rutubet ve durmak bilmeyen yağmur. En baştan diziyorum tuğlaları.
"Beyaz iyi gibi sanki" dedim.
"DUDAKLARIN KANIYOR" dedi.
Düzmeceydi. Sonunu heyecanla bekledin ama en başında dedim. Sonu önemli değil. Öptüm.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder