4 Şubat 2011 Cuma




















Hayatla çok ağır savaştım. Ne o boyun eğdi bana. Nede ben girdim onun altına. Babam derdi hep "Hayata kafa tutmaya çalışırsan kaybedersin." Zor olsa da ben berabere kaldım baba. Ona istediğini vermedim. Ama ondan istediğimi de alamadım.

Kapısı gıcırdayan şu odamda onsuz tam 1,5 yılımı geride bıraktım. Kimse aldırmadı bana. "Nasılsın" diyecek kimsem olmadı.Üşüyordum onsuz baba. Çok üşüyordum. Ağlıyordum. Görmüyordun. Sinirleniyordum , alttan alıyordun. Kimse ama hiç kimse anlamadı beni baba. Yoktular...


Diğerleri "mutlu oldukları" aşklarıyla meşguldü o sırada.İnan bana kimseden yardım istemedim baba.Neden deme. Böyle olmasını ben istedim.Onlar gülerken , ben yazıyordum.Neye mi ? Ayrılığa , hüzünlere , yalnızlığa.. Her şeye... Bu odada kendime yeni bir ben yaratmak istiyordum . Şimdi ise kimse bozamaz o yalnızlığımı. Yeni kurduğum bu inşaatta kimse beni rahatsız edemez ve en önemlisi üzemez. Yalnızlığıma kimse karışamaz. Çünkü o dokunulmaz. İstediğin kadar içeri gir baba. Bu yeni ruhu göremezsin. Sadece sen değil , kimse yakalayamaz o ruhumu.

Sorduğun soruyu hatırlıyor musun baba ?
-"Neden karanlıktasın ? Hemde tek başına oturuyorsun."
-Sen varsın ya baba...

Hep hazır cevapsın dediler bana.Ve senin bana kurduğun en güzel cümle "Senden adam olmaz" .Ne istersen de bana baba. Sana saygısızlık yapacak değilim.Bu yüzden bana verdiğin bu kötü imajımı silmek için hiçbirşey yapmak gelmiyordu içimden. Konu sen değilsin baba. Baba-oğul arasında olur bunlar. İnan kızmıyorum sana. Ve seni çok seviyorum.

Konu o. Buraya kadar her şey tamam. "Nereye gidiyorsun" dedim. Cevap vermedi bana. Keşke o da beni "kötü adam" yapsaydı. O da çok "hazır cevapsın" deseydi. O da "adam değilsin" deseydi BABA !Ama o hiç bir cümle kurmadı. Ama biliyorum. Bir şey hissediyordu. Öyle olmasa "Hoşcakal" derken sesi titrer miydi ? O da biliyordu. Suçluydu. Ben suçsuzdum...

Eğer bana bir şey olursa ona şunu de baba ;
" Ahşap çerçeveli şu evden dışarı bakarken hep dalar giderdi. Ve dalıp gittiği o düşlerini kurtarmaya çalışmakla geçti hayatının çoğu. Cama yansıyan nefesinin buğusu kadar kısaydı mutlulukları. Dört duvar ile birlikte yazdığı şu yazıları ne zaman görürsün diye merak ediyordu. Gördün. Ve sen daha yeni geldin. Sana kalan oğlum değil. Rutubetli duvarları ve ölmüş kalbi kızım..."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder